Modern İçicinin Zaman Anlayışı ve Kısa Purolar |
Küçük Boylu Purolarda Temel Mantık
Kısa boylu purolar, geniş bir zaman dilimine ayıracak vakti olmayan ama tütün tadından vazgeçmek istemeyen içiciler için ortaya çıkmış bir aralıktır, özellikle yeni denemelerde küçük bir kutunun faydası net fark edilir. Buradaki temel ölçüt dakikadır; on beş ile otuz dakika arası bir mola rahatça yeter, üstelik çubuk bitince elde yorucu bir his kalmaz. Çubuk kısaldıkça çekiş daha hızlı ilerler ve bu yüzden tat belirgin kalır, harmanın ana karakteri ilk çekişlerden itibaren kendini gösterir. Blue sigarillo 20 adetlik ince sarımı ve kuru saman ile bal tonunu ölçülü bir içimle verdiği için ara formatı denemek isteyenlere yol gösterir. Partagas chicos puro ise aynı kısalığı toprak ve baharat ağırlıklı bir çizgiyle birleştirir ve kısa boyun sert de olabileceğini ispatlar. İkisini yan yana düşünmek, boyun kısa olmasının tadı zayıflatmadığını fark etmeyi mümkün kılar. Yirmilik ve yirmi beşlik kutular günlük alışkanlık kurmak için mantıklıdır, çünkü her çubuk yaklaşık aynı zamanı alır, böylece gün planı da bozulmaz, hem de kutu açıldığında çubukların aynı sarımı dikkat toplar ve aralarda hazırlık yapmaya gerek bırakmaz.
Kısa Purolarda Gövde ve Süre Dengesi
Kısa olmak hafif olmak anlamına denk düşmez; bu ayrımı en iyi anlatan örnekler yoğun harmanlı kısa formatlardır ve bu gruptaki çubukların çoğu ilk dakikada karakterini açıkça sunar, kalın ve kısa bir çubuğun çekiş ritmini anlamak bir miktar zaman gerektirir. Serie d no 6 tubo alüminyum tüpü sayesinde çantada ezilmekten korunur ve toprak ile kara biber tabanını kısa bir gövdeye yerleştirir. Dominic partagas serie d ise robusto formunda, deri ve espresso tonlu yoğun bir dumanla açılıyor. Bu tür kalın çaplı kısa purolarda gövde genişliği büyüdüğü için duman dolgun gelir, ama çubuk kısa olduğundan seans uzamaz ve zaman planı bozulmaz. Hafif harmanlardan gelen bir içici için bu sıçrama belirgin olabilir, bu yüzden ilk çekişlerde yavaş içmek akıllıca olur. Kısa çubuk yoğun karakteri törpülemez, yalnızca daha kısa bir aralığa toplar. Dolayısıyla gövde derecesi ile çubuk uzunluğunu ayrı tutmak doğru olur. Kısa ve koyu bir çubuğu yemek sonrasına, hafif olanı ise gün ortasına bırakmak yerindedir, ayrıca bu tür çubukları tek tek denemek, harmanın gövde sınırlarını kısa sürede öğretir.
Hediye Paketleri ve İnce Sigarillolar
Bu format armağan seçiminde de sık tercih edilir, çünkü beşli paketler çeşni denemek için mantıklıdır ve kutuyu açanı yormaz, hediye düşünenler için bu pratiklik seçim sürecini epey sadeleştirir. Dominic serie p paketi sivri uçlu gövdesiyle dumanı ağızda toplayan, kakao ve kavrulmuş kahve tarafında yoğunlaşan bir örnektir. İncir tarçın notalı sigarillo ise daha farklı yönde, yumuşak bir girişle açılan ince bir sigarillodur; kuru incir tatlılığı ve ince tarçın sıcaklığı taşır. İkisi aynı markadan gelse de ölçü farklılaştıkça tat de kayar. Sigarillo ucunu kesmeden yakılabildiği için kolaylığı daha belirgindir; sivri uçlu formlar ise dikkatli bir kesim gerektirir ve biraz daha hazırlık ister. Paket düşünenler ilk olarak alıcının yumuşak mı yoksa dolgun mu sevdiğini hesaba katmalıdır. Puro içmeyen birine yumuşak bir sigarillo, deneyimli birine ise koyu bir paket daha uygun kalır, hem de paket içindeki çubukların hepsinin sarım düzeni değişmediği için kıyas yapmak sorunsuz sayılır, ve bu sayede kullanıcının damağına daha isabetli bir karar yapmak mümkün olur.
Küçük Boyların Aromalı Kuzenleri
Kısa formatın bir ucunda kuru tütünlü sigarillolar, öbür yanda ise geniş sarımlı aromalı bluntlar bulunur ve ikisi arasındaki fark sanıldığından derindir, zira iki ürünün damak izi birbirinden epey uzaklaşır ve sağlıklı bir kıyas fırsatı doğar. Mini 20 sigarillo kutusu kuru kakao ve kavrulmuş fındık tabanına oturan sade bir içim getirir, her çubuk aşağı yukarı on dakikalık bir aralığa denk gelir. Phillies blunt chocolate çikolata adını şurup gibi değil, kavrulmuş kakao kabuğu gibi yansıtır; tatlılık burunda hafifliyor ve çok ince bir tarçın dokunuşu oluşuyor. Blunt formu geniş bir çekiş verir ve dumanı rahat hissettirir, bu yüzden boğazı yormadan ilerler. Sigarillo ise daha ince sarımı nedeniyle dumanı daha toplu tutar. Koku tarafını arayanlar bluntu, odun tadını sevenler sigarilloyu daha çok sever. Ortada kalanlar için iki formu aynı gün içinde denemek en açık kıyas yolu olur, üstelik iki farklı formu aynı gün içinde tatmak, tat farkının nereden çıktığını gayet açık gösterir.
Aromalı Kısa Purolarda Meyve Notaları
Aromalı kısa purolarda temel soru, tatlılığın ağızda nasıl durduğudur ve bu noktada şekerleme benzetmeleri yol gösterir, bilhassa tatlı çubuklarda aroma süresi marka işçiliğine yakından bağlı şekilde değişir. Üzüm aromalı blunt puro taze salkımı değil, mor üzüm şekerlemesini çağrıştırır; tatlılık canlıdır ama ağır değildir. Honey blunt yumuşak mı ise sıcak bal ve hafif karamele benzer bir açılış yapar, dumanı kadifemsi ve çekiş direnci düşüktür. Üzümlü notalar çoğu kez biraz daha parlak, bal gibi notalar ise yumuşak ilerler. Bu ayrım yüzünden ağır ve baharatlı puroları tercih etmeyenler bala, daha canlı bir başlangıç isteyenler üzüme kayabilir. Geniş blunt formu çekişi akıcı tuttuğundan yarım saatlik bir kahve molasına oturur. Tatlılığın kaç çekiş dayandığı ve bitişte dilde ne bıraktığı da önemli bir ölçüttür. Tek bir notaya bağlanmadan birkaç çubuğu sırayla tatmak, damak hafızasını güçlendirir, hem de son çekişte ağızda kalan ılık iz, hangi çubuğun daha uzun soluklu olduğunu çıkarmanın en kolay yolu sayılır, ve bu yolla tercih edilen notanın hangi formda daha güçlü yaşandığı fark edilir.
Aromalıdan Dolgun Harmana Geçiş
Kısa formatların tat yelpazesi hayli geniştir ve bu yelpazenin bir ucu şekerimsi hafiflikte, diğer ucu yoğun ve sert bulunur, bilhassa yemek ardından koyu bir çubuk çok daha tatmin edici hissedilir. Phillies blunt strawberry çilek notasını meyve suyu tazeliğinden çok reçel kıvamında bir tatlılıkla yansıtır, duman hafif ama dolgun durur. Aynı kısa oturum fikri, alma fuerte robustus nasıl ile bambaşka bir yere gider; koyu espresso, siyah biber ve kakao baştan sona yüksek bir yoğunluk sürdürür. Çilekli olanı kolay bir molaya ayırmak mantıklıdır; dolgun harmanı ise yemek sonrası için ayırmak gerekir. Buradaki çıkarım, çubuk boyunun süreyi, harmanın ise gövdeyi yönettiğidir. Boy ile gövde birbirinden ayrı düşünülmelidir, çünkü iki kavram çoğu zaman birbirine yanlış bağlanır. Aksi halde mola boyunda her çubuğun yumuşak olduğu sanılır ve ilk denemede ani bir güçle karşılaşılabilir, hem de bu ayrımı bilmek, tek bir kutuda değişik saat dilimlerine göre çubuk dağıtmayı kolaylaştırır, ve bu sayede beklenmedik bir yoğunlukla yüzleşme ihtimali düşer ve kutu seçimini daha bilinçli yapar.
Kalın Çap ve Kısa Boy Kombinasyonu
Robusto, kalın çapını kısa boyla birleştirdiği için kısa puro tartışmalarında çoğu zaman konuşulur ve orta vadeli bir seans için iyi bir denge sayılır, en çok ahşap kutuda duran çubuklar günler geçtikçe dengelenir ve çok daha uyumlu durur. Ceviz kakaolu robusto kutusu bir saatin altında bitirilebilen, ceviz ve kavrulmuş kakao tarafı öne çıkan bir örnektir. Reserva toro kimler için ise toro boyuyla daha uzun yanar ve kuru meyve ile fırınlanmış ekmek kabuğu arasında ilerler. Bu iki çubuğun fark yalnızca uzunluktur, tütün ailesi hemen hemen benzerdir. Uzunluk arttıkça duman hacmi artar ve harman kademeli olarak gelişir. Kısa olanda ilk yarı daha etkili olur, uzun olanda ise son bölüm harmanın asıl yüzünü ortaya çıkarır. Öğleden sonrayı dar olanlar robustoya, akşam seansı planlayanlar toroya yönelir. Ahşap kutudaki on adetlik düzen her iki boyda da aynı dengeyi günlere yaymaya imkan tanır, ayrıca kutu içindeki nem düzeni korunduğu sürece aynı çizgi günlerce dağılmadan sürer, ve bu yolla aynı harman üzerinde çapın etkisini açık biçimde ayırt etmek rahatlar.
Bal ve Ceviz Tonlu Küçük Purolar
İnce gövde, dumanın damakta daha yumuşak durmasını sağlar ve tatlıya yaslanan harmanlarda bu etki iyice artar, zira bal ve ceviz tarzı yumuşak notalar kalın çapta çok daha kademeli belirir ve acele edilince kaybolabilir. İnce gövdeli galanes bal tatlılığını ceviz içi tonuyla yan yana getirir, damakta ağır bir iz oluşturmaz. Uk regional edition puro ise aynı tatlı-odunsu hattı daha kalın bir gövdeye taşır; kahve telvesi ve işlenmiş deri tonu baştan sona dağılmadan durur. Kısacası aynı marka içinde de çap değiştikçe denge başkalaşır. İnce çubuklar yeni deneyenlere güvenli bir başlangıç sunar, çünkü dumanın sertliği damağı bunaltmaz. Kalın çaplı olanlar ise daha sakin bir zamanı ister ve acele edilince tadı kaçırır. Çap ve boyun birlikte değerlendirilmesi, beklenti ile deneyim arasındaki farkı gözetir. Kutu içindeki çubukların aynı sarımı da tutarlılığı güçlendirir, ayrıca sarım kalitesi iyi olduğunda kül tarafı de rahat ilerler, bu da kısa molayı keyifli tutar, ve böylece ilerleyen haftalarda formdan beklenen denge daha öngörülebilir hale gelir.
Yarım Saat Altı Küba Molaları
Yarım saati aşmayan kısa Küba purolarında belirleyici unsur tütünün yumuşaklığıdır ve bu denge ilk çekişlerden itibaren sezilir, bilhassa ilk denemelerde boy ölçüsünü tanımak, bekleyiş hesabını sağlam kurmak için yardım eder. Yarım saatlik montecarlos sedir ve bal tadıyla açılır, ortada kuru ot notu belirir. Elli adetlik petit corona petit corona ölçüsüne bağlı kalarak kuru kayısı ile tazelenmiş sedir tahtası arasında dolaşan bir tat verir. Petit corona, klasik coronanın bir nebze kısalmış halidir; yarım corona ise bundan da ufak bir ölçüyü anlatır. Bu adlar genel olarak çap ve uzunluk değerini taşır, tat hakkında ise tek başına net bir şey söylemez. Elli adetlik bir kutu aynı harmanı haftalara bölmeye olanak tanır. Böylece içici değişmeyen çizgiyi sağlıklı biçimde takip edebilir. Yirmi beşlik kutu ise daha ölçülü bir deneme düşünenlere uyar, hem de hangi boyun nasıl bir zamana uyduğunu görmek, mola düzenini baştan ayarlamayı kolaylaştırır, ve bu yolla tadılan her çubuk bir sonraki seçim için yol gösterici bir not verir.
Acele Edenlerle Acele Etmeyenlerin Farkı
Kısa boylar ile uzun formlar aynı ailenin iki yüzüdür ve aralarındaki seçim aslında zamanla ilgilidir, nitekim kısa formatta telaş gerekmez; ağır yavaş yavaş yürüyen bir mola aynı harmandan daha fazla nüans alır. Picadores no.1 25 adet kremsi çizgiyi kısa bir boya sığdırır; ılık tütün, silik bal ve kavrulmuş fındık hissi yarım saatlik bir aralığa uyar. Prometidos 10 adetlik puro ise uzun formatlı yorumuyla aromayı yavaş yavaş çözer; sedir ve kuru kayısı benzeri tatlılık ilk dakikalardan başlar, krema ısındıkça öne çıkar. Dolayısıyla seçim yaparken en başta ne kadar vaktin olduğunu tartmak gerekir. Vakit sınırlı ise petit corona ve yarım corona gibi ölçüler işe yarar; vakit rahatsa geniş formatlar daha doyurucu sayılabilir. Uygun ölçü seçildiğinde tat da keyif de rahatça bütünleşir. Kısa boyda denenen bir harman beğenilirse aynı ailenin geniş formuna geçmek doğal bir ikinci adım sayılır, üstelik bu yaklaşım, fazla deneme yapmadan zevkine uygun boyu yakalamayı kolaylaştırır.